CHP'de 49 kişi ihraç ediliyor

CHP Parti Meclisi (PM) toplantısında 49 kişi tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edildi. Sevk edilen isimlerin arasında eski Genel Sekreter Selin Sayek Böke, eski Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka, eski Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri Meryem Gül Çiftçi Binici, Yalçın Karatepe, Zeliha Aksaz Şahbaz ve Yankı Bağcıoğlu da yer alıyor.

Reklam
Reklam

CHP Parti Meclisi (PM) toplantısında 49 kişinin tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) sevk edilmesine karar verildi.

49 kişi hakkındaki disiplin sürecinin başlatılmasına ilişkin karar, CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı tarafından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan MYK ve Parti Meclisi (PM) toplantılara ilişkin düzenlenen basın toplantısında duyuruldu.

İŞTE DİSİPLİNE SEVK EDİLEN 49 KİŞİ

Söz konusu isimlerin CHP'nin içinde bulundukları halde başka bir siyasi parti için çalıştıkları belirtildi. Disipline sevk edilen isimler ise şu şekilde:

- "Ali Abbas Ertürk, Asiye Ergül, Aylin Nazlıaka, Bahattin Bahadır Erdem, Barış Övgün, Bedirhan Berk Doğru, Berk Kılıç, Burcu Mazıcıoğlu, Canan Taşer, Cansel Çiftçi, Ecevit Keleş, Elif Leyla Gümüş, Emine Uçak Erdoğan, Güldem Atabay, Hikmet Erbilgin, İlhan Cihaner, Kerim Rota, Kübra Gökdemir, Mahir Yüksel, Melisa Uğraş, Meryem Gül Çiftçi Binici, Nazan Güneysu, Ozan Işık, Önder Kurnaz, Polat Şaroğlu, Selin Sayek Böke, Sercan Çığgın, Serkan Özcan, Sevgi Kılıç, Sinem Kırçiçek, Tolga Sağ, Turgay Özcan, Uğurcan İrak, Uygar Parçal, Yalçın Karatepe, Zeliha Aksaz Şahbaz, Tuğçe Hilal Özkan, Yankı Bağcıoğlu, Baran Seyhan, Emre Kartaloğlu, Ozan Varal, Emre Yılmaz, Pınar Uzun Okakın, Oya Ünlü Kızıl, Deniz Çakır, Remzi Kazmaz, Oğuzhan Cenan, Aysemin Gülmez ve Mesut Kırşanlı."

"1 OCAK'TAN İTİBAREN TÜRKİYE'NİN GİDEREK SEÇİM SATHIMAİLİNE GİRDİĞİNİ GÖRECEĞİZ"

Toplantılarda ekonomik gelişmelerin değerlendirildiğini aktaran Müslim Sarı, şunları söyledi:

- "Ufak ufak hükümetin ve Merkez Bankası’nın önümüzdeki yıl gerçekleşmesi düşünülen, planlanan bir erken seçime doğru olarak iktisadi politikaların özellikle faizin ve özellikle faiz üzerinden başka bir takım parametrelerin, kredi kanalının ufak ufak bir seçim ekonomisine doğru programlandığını kodlandığını, yönlendiğini görüyoruz. Dolayısıyla bu ilk sinyaldir.

- Önümüzdeki dönemde özellikle OVP açıklandığında bunu daha iyi göreceğiz Eylül ayında. Bütçe geldiğinde, Ekim ayında bunu bir kere daha göreceğiz. Ama esas olarak 1 Ocak'tan itibaren Türkiye'nin giderek seçim sathımailine girdiğini, iktisadın da, ekonominin de giderek seçim sathımailinin çerçevesinde kodlanmaya başladığını, kurgulanmaya başladığını göreceğiz. Bu ilk adımdır. Bu ilk adımı burada işaret etmek isterim."

"OYA TEKİN'İN TUTUKSUZ YARGILANMASINI BEKLERDİK"

'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' davasında belediye başkanlarına verilen cezalar hakkında konuşan Sarı, şu ifadeleri kullandı:

- "Cumhuriyet Halk Partisi olarak Cumhuriyet Halk Partili belediyelere dönük yürütülen süreçler, yürütülen operasyonlar, bunlarla ilgili yargılamalar konusunda da bir takip sistemimiz var. Biz bu takip sisteminin çerçevesinde hem kurmuş olduğumuz komisyon hem yerel yönetimler birimi içinde oluşturduğumuz yapılarla Cumhuriyet Halk Partisi belli belediyelerin koşturmaları, iddianameleri, bunlara isnat edilen suçlar, bunlarla ilgili mahkeme süreçleri ve yargılama süreçlerini yakından takip ediyoruz.

- Biz bu davaları gruplandırmıştık. Bunların bir kısmı çoklu davalar, yani birden fazla belediye başkanımızın içinde olduğu yer aldığı davalar, bir kısmı ise münferit davalar, yani tek tek belediye başkanlarımızı ilgilendiren davalar. Bu davalardan ilki, toplu davalardan ilkinin ilk aşaması bilindiği üzere 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası' olarak bilinen kamuoyunda davaydı ve bunun ilk aşamasının sonuçlandığını dün değil, evvelsi gün gördük. Bu davada bir defa verilen kararlarla ilgili değerlendirmelerimiz çok yönlü ve çok boyutlu. Bunu kamuoyuyla paylaşmak isteriz.

- Birincisi şudur ki, 63 eylemden 43 eylem, ihaleye fesat karıştırma ve özellikle resmî evrakta sahtecilik suçlamalarının ağırlık kazandığı eylemlerdi. Bu eylemlerin bir tanesi hariç, Aziz İhsan Aktaş ve Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat'ın beraat ettiğini gördük. Dolayısıyla neredeyse 63 eylemin 43'ü, neredeyse üçte ikisinde isnat edilen suçlarla ilgili bir beraat kararı verildiğini görmüş bulunuyoruz. Buna mukabil, 43'üncü eylemden sonraki eylemler, ki buralarda daha ziyade rüşvet ve suç gelirlerinin aklanması üzerine kurulu, buralarda ise hem Aziz İhsan Aktaş'ın hem de Beşiktaş Belediye Başkanımız Rıza Akpolat'ın suçlu olduğunu ve ceza aldığını görüyoruz.

- Ancak Beşiktaş Belediye Başkanımız bu konuyla ilgili bir ceza alırken, suçlanırken, 23 yılın üzerinde toplamda, Aziz İhsan Aktaş'ın bir suç örgütü lideri olarak, birazdan onu da söyleyeceğim, suçlu bulunmuş olmasına rağmen, suçlu görülmüş olmasına rağmen, en azından bu 43'ten sonraki eylemler bakımından hiçbir cezaya çarptırılmamış olmasını da bir hukuk garabeti olarak değerlendiriyoruz. Normal koşullarda etkin pişmanlık başvurusu yapan kişilerin cezasızlık durumuyla karşı karşıya kalması görülmüş bir olay değildir. Dolayısıyla bir ceza indirimi beklerken, onun tamamen bir cezasızlık durumuyla karşı karşıya kalmasının, önümüzdeki dönemde karşılaşacağımız davalar bakımından da önemli bir sinyal oluşturduğunu değerlendiriyoruz.

- Öte yandan iddianamenin ana çerçevesini oluşturan, burada bir örgüt olduğu ve adı da 'Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü' olduğu söylenen bir örgütün olmadığını gördük. Yani sayın yargıçlar, savcının iddia ettiği gibi orta yerde bir örgüt bulunmadığını ilan etmiş oldular. Dolayısıyla bir örgütün olmadığı ancak etkin pişmanlıktan yararlanan bir kişinin tamamen cezasız bırakıldığı bir yargılama ile karşı karşıyayız. Bunu dikkatlerinize sunmak isterim.

- Tek tek belediye başkanlarımız açısından da konu değerlendirildiğinde, biz ilke olarak Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin ve bütün belediye başkanlarının kanunda uygun koşullar oluşmadığı sürece tutuksuz bir biçimde yargılanmasından yana olduğumuzu söyledik. Belediye başkanlarımıza isnat edilen suçlara baktığımızda, daha doğrusu artık kesilen cezalara baktığımızda, neredeyse birbirinin aynı olan suçlarla ilgili, benzer suçlarla ilgili ve yine neredeyse birbirine yakın yıllarla ceza almış olan belediye başkanlarımızın bir tanesinin neden tutuklu olarak kaldığını anlayamadık.

- Eğer biz diğer arkadaşlarımız tutuksuz yargılanıyorsa, Oya Tekin'in de Seyhan Belediye Başkanımızın da tutuksuz yargılanmasını beklerdik. Aldıkları cezadan bağımsız olarak söylüyorum. Onun ötesinde bir belediye başkanımızın beraat ettiğini sevinçle görmüş bulunuyoruz.

"ZEYDAN KARALAR'LA İLGİLİ DEĞERLENDİRME SİYASİ"

- Burada dikkatinizi çekmek istediğim bir başka konu, hiç kuşku yoktur ki Adana Büyükşehir Belediye Başkanımızla ilgilidir. Bizim hukuki değerlendirmelerimize göre, içi en boş olan, diğerleriyle karşılaştırıldığında isnat edilen suçların en az olduğu bu belediye başkanımızla ilgili özellikle bir beraat kararı bekliyorduk.

- Nitekim Adana Büyükşehir Belediye Başkanımız Zeydan Karalar 61'inci eylemden, sadece bir eylemden ve bir örgütün ikinci sırasında bulunan bir kişinin adı Baki Nugay bir örgüt yöneticisi olarak Sayın Zeydan Karalar'ın belediye başkanlığı döneminden önce oluşmuş olan bir alacağın tahsiliyle ilgili suçlamaları çerçevesinde 6 yıl 3 aya indirilmiş bir cezayla karşı karşıya kaldığını ve 3 yıl 1 ay 15 gün kamu görevinden yasaklanmasının hükmedildiğini gördük. Bu hukuk vicdanı açısından kabul edilebilir bir karar değildir.

- Nitekim Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konuda defaatle kendini savunan açıklamalar yaptı. Onları buradan bir kere daha söylemek isterim. Kendisi göreve geldiğinde oluşmuş olan borçların tahsiliyle ilgili olarak ödenmesiyle ilgili olarak bir sıralama yaptığını ve bu sıralamanın peyderpey gerçekleştiğini ve söz konusu firmayla hiç çalışmadığını belediye başkanı olduktan sonra da hiçbir ihale vermediğini açıklamıştı. Dolayısıyla biz Zeydan Karalar'la ilgili bu değerlendirmenin siyasi bir değerlendirme olduğunu ve aldığı cezayla ilişkilendirilmeyecek orantısız bir ceza olduğunu burada kamuoyunun takdirlerine sunmak istiyoruz."

Sarı, dün Genel Merkez’de düzenlenen İl Başkanları Toplantısı’na ilişkin şunları söyledi:

“- İl başkanlarımıza ilişkin değerlendirmeler oldu. Peyderpey burada, sizlerle paylaştık il başkanlarımızın durumlarını. Hem il başkanlarımız hem zaman zaman ilçe başkanlarımızla ilgili değerlendirmeler oldu. İl başkanlarımızla ilgili süreci geçtiğimiz hafta tamamlamıştık ve Cumhuriyet Halk Partisinin 81 il başkanı, biri mazeretli olmak üzere dün toplantıya katıldı ve bu toplantıda önümüzdeki sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

- 60 tane il başkanımız ilk kez il başkanı olan arkadaşlarımız; geçmişte il başkanlığı yapmış olan, tecrübeli olan arkadaşlarımız da var ama 60 arkadaşımızın ilk defa bu süreçte il başkanı olduğunu gördük. Onların heyecanlarını burada görme fırsatımız oldu. Bizler burada il başkanları toplantısında il başkanlarımızın Cumhuriyet Halk Partisine ilişkin beklentilerini, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezine ilişkin beklentilerini, bizim de il başkanlarımızla ilgili beklentilerimizi açıklama fırsatı bulduk, değerlendirme fırsatı bulduk.

- Bu konuyla ilgili Sayın Genel Başkanımızın yine kamuoyuna yansıyan açıklamaları oldu. Bu açıklamalara ek olarak buradaki değerlendirmelerle ilgili şunları bir kez daha dikkatinize sunmak isterim: Önümüzdeki süreçte Cumhuriyet Halk Partisinin politikalarının ana taşıyıcısının Cumhuriyet Halk Partisi örgütü olduğunu bir kere daha kayıt altına almak istiyoruz.

- Cumhuriyet Halk Partisi il başkanları illerde, ilçe başkanları ilçelerde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının ve Genel Merkezinin yetkisini temsil eden, dolayısıyla önümüzdeki dönem sorumluluk bilinci yüksek olan bu arkadaşlarımızın bu yetkilerle, hiçbir biçimde tereddüde yer olmayacak şekilde yetkilerle donatıldığını bir kere daha teyit etme fırsatı bulduk. Yerel yönetimler ve örgütümüz arasında kurulan ilişkilerin ki zaman zaman bu konuyla ilgili eleştiriler, tartışmalar olmuştu, bunların önümüzdeki dönem bir kere daha ilanlanacağını il başkanlarımıza açıklama fırsatımız oldu.”

“DİSİPLİN MEKANİZMALARI ÖNEMLİ”

Toplantının ana konularından birinin parti içi demokrasi vurgusu olduğunu açıklayan Sarı, sözlerine şöyle devam etti:

- "Bir tüzük kurultayı toplanma talebi vardı özellikle örgütlerimizden de ve biz böyle parti içi demokrasiye ilişkin, ön seçime ilişkin örgütümüzün motivasyonunu artıracak önümüzdeki süreçte bazı değişiklikler için genel seçimden önce bir tüzük kurultayı toplanması konusunda bir fikir birliğiyle karşı karşıya kaldığımızı söyleyebiliriz. Disiplin mekanizmaları önemli. Örgütümüzün bu konuyla ilgili benzer değerlendirmeleri oldu.

- Cumhuriyet Halk Partisinin tüzel kimliği içinde olup başka siyasal partileri destekleyen, o siyasal partilerin paylaşımlarını yapan, etkinliklerine katılan arkadaşlarımızın iller düzeyinde mutlaka değerlendirileceği ve burada parti içi disiplinden taviz verilmeyeceği yine bu toplantının önemli konularından biri oldu. Yine keza bildiğiniz üzere bu ayrışma sürecinde hiç hoş olmayan görüntüler oldu.

- Parti binalarımız, parti demirbaşlarımız, parti araçlarımız çok ciddi şekilde tahrip edildi. Bu tahribatlarla ilgili il başkanlarımızın görüşleri, değerlendirmeleri oldu ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi olarak da bu örgütlerimizin fiziksel ihtiyaçları, fiziksel kapasiteleri, mali durumlarının ciddi şekilde destekleneceğini kayıt altına almış olduk.

- En önemlilerinden biri de Cumhuriyet Halk Partisinde bir genel başkanlık tartışmasının olmadığını, Cumhuriyet Halk Partisinin bir genel başkanının bulunduğunu, önümüzdeki süreçte partimizi güvenli limana götürecek kişinin Sayın Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu ve bir genel başkanlık tartışması yapmanın Cumhuriyet Halk Partisine bu aşamada çok ciddi zarar verdiğini 81 il başkanımız da kayıt altına almış oldu.

- Ve Eylül ayından başlamak üzere de Cumhuriyet Halk Partisi kongrelerinin duyurulacağını, takviminin açıklanacağını ve ilgili takvim çerçevesinde de parti içi yarışların yeniden olması gerektiği gibi gerçekleşeceği bir süreci yaşayacağımızı kayıt altına almış olduk.”

“9 EYLÜL’DE KONGRELERİMİZİN BAŞLANGIÇ TARİHİNİ İLAN EDECEĞİZ”

Kongre takvimine ilişkin de konuşan Sarı, “9 Eylül tarihi, partimizin bilindiği üzere kuruluş yıl dönümü. 9 Eylül tarihinde bir etkinliğimiz olacak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinde ve bu etkinliğimizde kuvvetle muhtemel Sayın Genel Başkanımız kongrelerimizin başlangıç tarihini ilan edecek ve o başlangıç tarihine uygun bir biçimde de kongre takvimlerimizi kamuoyuyla paylaşacağız” dedi.

"YÖRÜKLER KEMAL KILIÇDAROĞLU’NU BAĞRINA BASTI"

9 Eylül’den sonra Anadolu gezilerinin başlayacağını ifade eden Sarı, şunları kaydetti:

"Yine bu dönem Türkiye'nin çeşitli illerine yapılan ziyaretler, dezavantajlı gruplarla buluşmalar, Cumhuriyet Halk Partisinin örgütüyle ya da çeşitli toplumsal kesimlerle yapılacak programlar konusunda da bir değerlendirme fırsatımız oldu. Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta Toroslar Belediyesinin gerçekleştirdiği bir etkinliğe katılmıştı Sayın Genel Başkanımız ve çok güzel bir etkinlik oldu.

- Tamamen bindirilmiş olmayan kıtalardan oluşan samimi, içten vatandaşlarımızca; hem çevre illerden hem Mersin ilimizden hem Toroslar ilçesinden hem de orada mukim Yörükler tarafından Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanının bağra basıldığını gördük. Önümüzdeki günlerde de bu tür etkinlikler devam edecek.

- Özellikle 9 Eylül'den sonra bu il ve ilçe örgütlerimiz -iller tamamlandı ama ilçe örgütlerimiz de bir yandan tamamlanıyor- bunlar da tam oturduktan sonra sistematik bir biçimde Anadolu gezileri, örgüt gezileri ve çeşitli toplumsal kesimlerle yaptığımız toplantılar devam edecek. Daha görünür, daha çok işleyecek.”

“CHP’DE BULUNDUKLARI HALDE BAŞKA SİYASAL PARTİ İÇİN ÇALIŞANLARI DİSİPLİNE SEVK ETTİK”

MYK sonrası yapılan PM toplantısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

- "Özellikle karar boyutuyla ilgili olarak sizlerle paylaşmak istediğim bir husus var, o da şudur: Bildiğiniz üzere bizler göreve geldiğimiz andan itibaren parti içi yarışların son derece normal olduğunu, Cumhuriyet Halk Partisinde böyle bir gelenek olduğunu, bir itiraz kültürü olduğunu, herkesin parti içi yarışlarda ekipleştiğini, kadrolaştığını ama herkesin Cumhuriyet Halk Partisinin tüzel kişiliği içinde bu kimliğe zarar vermeden siyaset yapabileceğini, bunları izlediğimizi tahmin ediyorum.

- Takip ettiğimizi, partinin tüzel kimliği içinde bulunup da başka siyasal partilere dönük çalışma yapılmasını da hem ahlaki bulmadığımızı hem de disiplinin ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendireceğimizi söylemiştik. Bugün Parti Meclisimizde bir grup arkadaşımızı -daha önce Cumhuriyet Halk Partisinin önemli kademelerinde bulunmuş parti meclisi üyesi, Yüksek Disiplin Kurulu üyesi vesaire görevlerde yer almış arkadaşları hâlâ Cumhuriyet Halk Partisinin içinde bulundukları hâlde başka bir siyasal parti için çalışan arkadaşlarımızı- tedbirli bir biçimde disipline sevk etmiş bulunuyoruz.

- Öte yandan af talepleri vardı; bu af talepleri kapsamında da dosya bazlı incelemeler yapıldı ve yine bir grup arkadaşımızı parti meclisimizin ve tüzüğümüzün ilgili maddeleri, hükümleri çerçevesinde parti meclisimizin değerlendirmesiyle affetmiş bulunuyoruz. Dolayısıyla iki türlü bir karar var burada: Bir tedbir yoluyla tedbirli bir biçimde ihraç kararlarımız, kesin çıkarma kararımız; öte yandan da af talepleriyle Cumhuriyet Halk Partisine yeniden kapıyı aralayan kararlarımız. Bu arkadaşlarımızla ilgili liste tamamlandığında sizlerle paylaşılacak.”

Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sarı, “Özellikle belediye başkanlarının YENİ Parti’ye geçmesi noktasında bazı rakamlar da verdiniz. Özgür Özel'e 'CHP'li belediyeleri taciz etmekten vazgeçsin' tepkisini gösterdiniz. Bu konulara biraz açıklık getirebilir misiniz” sorusunu şöyle yanıtladı:

- "Bizim açımızdan siyasal aidiyet meselesinin, yani CHP'nin belediyelerinin, belediye meclis üyelerinin ve il genel meclis üyelerinin siyasal aidiyetleri konusundaki kafa karışıklığının bir an önce giderilmesi talebimizdir. 2027 yılı bütçesi ilçe belediyeleri bakımından 2027 yılının Ekim ayı belediye meclislerinde görüşülecek.

- Büyükşehir belediyeleri bakımından da Kasım ayı belediye meclislerinde görüşülecek. Dolayısıyla bizler Eylül ayı içerisinde bu konunun netleşmesini istiyoruz. Belediye başkanlarımız CHP'nin siyasal kimliği içinde siyaset yapacaklarsa buna uygun hareket etmeliler; yapmayacaklarsa, başka bir siyasal partiye doğru bir yolculuk içindelerse, başka bir siyasal partiyi destekliyorlarsa, onların etkinliklerini destekliyorlarsa o zaman başka bir partiye doğru siyasal yolculuk yapacaklar. Dolayısıyla bu sürdürülebilir değildir. Herhangi bir kurum için de sürdürülebilir değildir. Bu disipline de uygun bir durum değildir. Biz bu arkadaşlarımızın bir an önce kararlarını vermelerini istiyoruz.

“ÖZGÜR ÖZEL BAŞKA BİR SİYASİ PARTİNİN GENEL BAŞKANI! BUNU NE ZAMAN İDRAK EDECEK”

- Özgür Özel ve arkadaşlarının artık başka bir siyasal partinin genel başkanı olduğunu kabul etmeleri gerekir. Biz Sayın Genel Başkanın, Özgür Özel'in mesajlaşma konusundaki yatkınlıklarını biliyoruz. Ancak bizim belediye başkanlarımızı artık kimse taciz etmesin. CHP'nin siyasal kimliği içinde siyaset yapmak isteyen kalan belediye başkanlarımızı kimsenin taciz etmeye hakkı yok. Sayın Özgür Özel artık başka bir siyasal partinin genel başkanıdır. Bunu idrak etmesi için daha ne kadar zaman geçmesi gerekir bilmiyorum. Dolayısıyla herkes kendi siyaset kulvarında ilerleyecek.

- Önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz; başka bir siyasal parti var, o siyasal partinin başka bir genel başkanı var. Burada da Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi var, Cumhuriyet'in kurucu iradesi var. Dolayısıyla arkadaşlarımız bunu artık fark etmeliler, bunu artık anlamalılar diye düşünüyorum.

“MANSUR BEY CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN SİYASETİ İÇİNDE”

- Mansur Bey ile ilgili konuya bir kere daha açıklık getireyim; bunu defalarca söyledim. Şimdi Mansur Bey, Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyaseti içinde, siyasal kimliğinin ve kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla ondan başka bir açıklama duymadıkça bunu böyle kabul etmek gerekir. Biz kendisiyle görüşüyoruz. Ben yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı olarak görüşüyorum, Sayın Genel Başkan görüşüyor, MYK'mızdan başka arkadaşlarımız görüşüyor. Sürekli bir istişare hâlindeyiz, iletişim hâlindeyiz. Aramızda hiçbir sorun ve problem yok.”

Sarı, Üsküdar Belediyesi’nin başkan vekilliği için yapılan seçimlere ilişkin gelen soru üzerine, “Üsküdar Belediyesinde YENİ Parti’ye ait bir belediye meclis üyesi yok. Dolayısıyla Menderes'ten farklı bir durumla karşı karşıyayız. Cumhuriyet Halk Partisinin belediye meclis üyeleri bu arkadaşlarımızın tamamı. Diğer ilçeler bakımından da bu böyle. Yani yeni partiye ayrışıp başka bir yere gitmiş değiller. Dolayısıyla oradan ayrışmış belediye meclis üyeleri yok. Bizim 26 tane belediye meclis üyemiz var Üsküdar'da ve bu belediye meclis üyelerinin hepsi Cumhuriyet Halk Partisinin belediye meclis üyeleridir. Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kazanılmış bir belediyenin Cumhuriyet Halk Partisinde kalması için bu 26 tane belediye meclis üyemiz, tekrarlanması muhtemel olan bu seçimde gelip oy kullanacaklardır.”

Sarı, sözlerini şöyle tamamladı:

- "Bildiğiniz üzere bizler göreve geldiğimiz andan itibaren parti içi yarışların son derece normal olduğunu, Cumhuriyet Halk Partisinde böyle bir gelenek olduğunu, herkesin parti içi yarışlarda ekipleştiğini, kadrolaştığını ama herkesin Cumhuriyet Halk Partisinin tüzel kişiliği içinde bu kimliğe zarar vermeden siyaset yapabileceğini; bunları izlediğimizi, takip ettiğimizi, partinin tüzel kimliği içinde bulunup da başka siyasal partilere dönüşmek için hareket edenleri ifade etmiştik.

"OYLARINI KULLANMAZLARSA HAİN OLURLAR"

- Gelip oylarını kullanacaklardır; bunu yapmazlarsa kusura bakmayın, hain olurlar. İhanetle karşı karşıyadırlar. Cumhuriyet Halk Partisinin grubunu bölerek, onun içinden başka bir siyasal parti çıkartarak, başka bir grup çıkartarak bu seçimleri zorlamak da bölücülüktür ve bu, belediyenin AKP'ye hediye edilmesi demektir. Burada 26 tane Cumhuriyet Halk Partili belediye meclis üyesi var ve bu 26 tane belediye meclis üyesi, bu belediye grubunun belirlediği adaya gelip oy verecek. Vermek zorundadır. Böyle olacağını düşünüyorum. Biz bunu yakından takip edeceğiz.”